30 Aralık 2014 Salı

9. Kitap Kurtları Blog Turu: Tahrik - K. Bromberg



Eveeet, 9. blog turumuzla karşınızdayız ;) Açıkçası bu kitap beni kapağı yönüyle hafAf bir çekimi altına almıştı. Fakat içeriği beni pek cezbedemedi. Şu zamana kadar beğenmediğim kitaplar için yorum yapmamıştım bu ilk olacak. Bu yorumumdan ne çıkar pek bilemiyorum.



Kitap Adı:  Tahrik
Özgün Adı: Driven
Yazar: K. Bromberg
Tür: Romance
Yayınevi: Olimpos Yayınevi
Sayfa Sayısı: 288





Arka Kapak Yazısı:


Rylee Thomas kontrolü elinde tutmaya alışkın bir kadındır. Ama kontrolünü kaybetmesine ve bundan çok hoşlanmasına sebep olacak biriyle tanışır. 

Ben kural dışıyım...

İstekli kadınlarla dolu bir dünyada, çapkın ve son derece yakışıklı olan Colton Donavan için zor bir hedefim. O, hayatın her alanında istediğini elde etmeye alışkın biri. Pistte ve pist dışında sürekli, kontrol dışına çıkmak üzere olan bir patenle sorumsuz bir çocuk.

Ben ona istediğini veremem, o da bana ihtiyacım olanı veremez. Ama onun zayıf dış görünüşünün ardında, yaralı ruhunun karanlık sırlarını bir kez gördükten sonra ondan uzak kalabilir miydim?

Aramızdaki cinsel çekim inkâr edilemezdi. Birey olarak kontrolü ele alma ihtiyacımız reddedilemezdi. Ama dünyalarımız çarpıştığında aramızdaki çekim yeterli olacak mıydı, yoksa anlatılmamış sırlar ve irade savaşları bizi ayıracak mıydı?

 Tahrik... Adıyla birçok erotica okuyucusunu kendine çekiyor ama kitabımız pek erotica kategorisine girmiyor maalesef. İçinde pek sevişme olmamakla birlikte beni kendi içine alamadı bağlanamadım karakterlere, kitaba. Öncelikle karakterlerden başlamak istiyorum. 
 Colton Donovan, bir CEO, yakışıklı, yarışçı *zaten yarıştığı şirketin CEO'su*. kısacası bir erkekten beklenilen çoğu şeye sahip. Aynı zamanda o bir duygusuz... 
 Rylee Thomas, o narin, kırılgan, minik işte ne biliyim böyle kedi yavrusu... Ayrıca bir nişanlısı varmış ve ölmüş. O da o  öldüğünden beri kimseyle çıkmamış diyelim. Sadık biri yani...

 Rylee ve Colton bir açık arttırmada *Rylee'nin çalıştığı kuruluşun* tanışıyorlar ve Colton diyor ki *aslında böyle demiyo ama anladınız siz ya* "Bu kız benim olmalı, bununla bir güzel sevişmeliyim." İşte burdan sonrası Colton'un Rylee'yi elde etme çabası. Sadece seksten ibaret bir ilişki yaşamaları ve aynı zamanda Rylee'nin Colton'u tanımasıyla kitabın sonuna geliyoruuz. Yani klişe bir erotica diyelim...

 Hissedemedim kitabı, karakterler beni çekmedi. Rylee'nin yerine kendimi koyamadım, umutsuzca Colton'a aşık olamadım. Duygusuz bir kitaptı belkide ondandır. Aaa ama şunu belirtmeliyim ki bu kitapta şöyle bir özellik var ya çok seviyorsunuz ya da hiç sevmiyorsunuz. Şahsen ben sevmeyen taraftayım. Çerez niyetine okunabilinecek bir kitap mıydı? Evet- belki. Kitabın iç baskısı hakkında pek konuşmak istemiyorum. Kısacası pek ısınamadım. Ama belkide siz çok beğenen tarafta olursunuz. Çekilişle 2 kitap hediye ediyoruz sizleri çekilişimize doğru alalım. 

a Rafflecopter giveaway

21 Aralık 2014 Pazar

Kitap Yorumu: Tersyüz - Amy HARMON + Çekiliş



 Nasıl başlayacağımı, nasıl devam ettireceğimi inanın bilmiyorum. İlk defa bir kitap hakkında yorum yazamama durumuyla karşı karşıya kalıyorum. Bütün kelime hafızam yok oldu sanki. Kesinlikle beni etkisi altına aldı. Tersyüz hayatımı tepetaklak etti.





Kitap Adı: Tersyüz
Yazar: Amy Harmon
Tür: New Adult, Romance
Yayınevi: Yabancı Yayınevi
Sayfa Sayısı: 369



Arka Kapak Yazısı:


Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young’a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar…

Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikâyesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa; yaralı bir savaşçının sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikâyesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin’i...



sık sık düşündüğüm bir şeydir aslında

23 Eylül 2014 Salı

Kitap Kurtları İle Blog Turu: Geek Kız - Holly SMALE


 Öncelikle 8. blog turumuzdan herkese merhabalar. Turla beraber yazılarıma da ara vermiştim. Geri döndüm. Yazın bol bol kitap okumak geç...medi. Sürekli gezdim. Kitap okumayı özlemişim!Yazı yazmayıda bu yüzden çok bekletmeden sizleri künyeye, yoruma ve de bu turda görevim olan "Erken yaşlarda modellik hayatı" tanıtımıma yolluyorum. Öpüldünüz!


Kitap Adı: Geek Kız
Özgün Adı: Geek Girl
Seri: Los Angeles Kızı (#1)
Yazar: Holly Smale
Tür: Genç-Yetişkin
Yayınevi: Eksik Parça Yayınları
Sayfa Sayısı: 442


Arka Kapak Yazısı:

Geek Kız için geri sayım başladı! Güzel yüzlü utangaç, entel dantel, bilimsel, esprili, her şeyi bilen kaçık kız Harriet Manners ile tanışın.
Güzel yüzlü utangaç,
Entel dantel, bilimsel,
Esprili, her şeyi bilen,
Kaçık kız


Adım Harriet Manners ve ben bir geek’im. Ben bunun oldukça iyi bir sıfat olduğunu düşünsem de, okul çantamın üstüne kocaman harflerle ‘Geek’ yazan arkadaşlarım aynı fikirde değil gibi. Tamam, biraz asosyal olduğumun ve gereğinden fazla şey bildiğimin farkındayım fakat bu dışlanmam gerektiği anlamına gelmez.
Ama modellik ajansından gelen teklif belki de bu durumu tersine çevirmek için bir şans olabilir. Belki de kozamdan sıyrılıp güzel bir kelebeğe dönüşebilirim. Ya da kahverengi bir güveye…
Peki bu dönüşümü, hayali modellik yapmak olan en yakın arkadaşımı kırmadan ve süper yakışıklı manken Nick’e rezil olmadan nasıl yapacağım?


12 Ağustos 2014 Salı

The Book Sacrifice! / Kitap Mimleri


 Yorumbaz'ın başlattığı bu tag kapsamında Pensieve isteyen herkesi tagledim yazmış ben de direk üstüme alınmış bulundum. Umarım okurken keyif alırsınız :D

-Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Şu sıralar boş olduğum her an kitap okuyorum. *Tabi e-kitaplarda sayılıyorsa* Tabi okul başladığında bu kadar çok vaktim olmuyor ama ondada en az haftada bir kitap bitiriyorum.

-En sevdiğiniz yazarlar?
Tabi hepsi benim bebeklerim ama aralarında ilk beşi sayarsak:
1. Susan Ee
2. J.K. Rowling
3. Rick Riordan
4. Asude
5. Karen Marie Monning

-En beğendiğin kitaplar?
Yazarlarda da olduğu gibi yine bütün kitaplar benim aşklarım. Yine ilk beş:
1.Meleğin Düşüşü
2.Pabucumun Ajanı
3.Uçuşta
4.Grinin Elli Tonu Serisi
5. Harry Potter

-Yerli/yabancı hangi yazarların kitaplarını tercih edersin?
Şu sıralar türk yazarlara merak salmış olsam da yine de yabancıları tercih ederim sanırım. Türk yazarların genelde aynı tip yazdıklarını düşünüyorum. Yabancılarda daha çok seçenek olduğunu düşünüyorum.

-Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Açıkçası şuan Percy Jackson ve Olimposlular serisi ile Harry Potter arasında kaldım seçemiyorum bu soruyu iki seçenekli olarak bıraksam nolurkii???

-Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?
Bana hangi tarz olduğu genelde fark etmiyor. Her türlü okuyorum. beni kendine aşık edebilecek biri olduktan sonra çok sorunum olmuyor kitap seçmekle alakalı. Ama fantastik okumayı çok severim.

-En son hangi kitabı okudun?
Davetsiz Misafir- Gaelen FOLEY

-Şu anda hangi kitabı okuyorsun?
Duvarların Dili Olsa- Alice CLAYTON

-Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?
Sayıları yeterli değil bence. Daha fazla açılmalı. Onlar hakkında ne düşündüğüme gelirsek. Şahsen blog açmadan önce kitaplar hakkındaki bilgileri falan oralardan öğreniyordum. Özellikle Kitap Hayvanının Günlüğü'nü çok seviyorum. Arada çıkmayan kitapların spoilerlarını da ondan alıyordum. Kısacası kitap bloglarını seviyorum!

The Book Sacrifice!

Senaryo1:Küresel ısınmanın dünyanın anasını ağlattığı bir dünya düşünün. İnanılmaz sıcak ya da inanılmaz soğuk hava koşullarıyla yaşıyorsunuz. Eskimo ceketinizi giyip ısınmak için gayret ediyorsunuz. Isınmak için hangi kitabı yakardınız?

Caitlin R. Kiernan'ın Boğulan kız adlı kitabı olurdu büyük ihtimalle kitabı okurken çok sıkılmıştım.

Seneryo2:Kitapçıda kitap seçtiğinizi düşünün bir anda bir zombi saldırısıyla karşılaşıyorsunuz! Etrafınız oradan oraya koşuşan insanlarla dolu, karşılık verebileceğiniz bir silahınız ya da sığınabileceğiniz bir yer yok. Tam o sırada kitapçının sahibi bir duyuruda bulunuyor. bu zombilerin tek zayıf noktası herkesin bayıldığ ama sizin nefret ettiğiniz kitaplar. o yüzden size bunu yaşatan bir kitabı seçmeniz gerek!

Cassandra Clare'in Kayıp Ruhlar Şehri adlı kitabı olurdu heralde. Açıkçası serinin büyük bir hayranıydım ama bu kitapta bozduğunu düşünüyorum. Devam etmese miydi sanki? Lütfen beni dövmeyiniz arkadaşlar kitap iki hafta elimde süründü tek cümlesini dahi hatırlamıyorum. Açıkcası hiç düşünmeden atardım kitabı.

Senaryo3:Bir kuaföre gittiniz ve saçınızı yaptırdınız Blendax reklamındaki abladan bile güzel, hacimli saçlarınız var, Derken deli gibi bir yağmur bastırıyor, şiddetleniyor, şiddetleniyor! Kendinizi korumak için hangi "devam kitabını" feda edersiniz?

Gece Evi serisiniz üçüncü kitabından sonrasını seve seve feda ederim. Neydi o seri öyle yeminle yedi bitirdi beni.

Seneryo4:Edebiyat dersinde hocanız klasiklerin ne kadar önemli olduğundan, dünyayı nasıl değiştirdiğinden bahsediyor. Ama siz bu konuşmaya katlanamıyorsunuz ve hayatınızda okuduğunuz en tiksinç klasiği kafasına fırlatıp, gururla bunun nedenlerini açıklıyorsunuz.

Klasik kitap pek okumam ama iki yıl önce Anna Karenina'yı okumuştum ve çeviriden midir bilinmez bana çok ağır gelmişti büyük ihtimalle onu fırlatırdım.

18 Temmuz 2014 Cuma

Kitap Yorumu: Dikkat! Aşk Çıkabilir - ASUDE


Pekala bir Türk yazarın *çok sevdiğim bir yazarın* kitabında birlikteyiz. Asude'nin ilk iki kitabını (Pabucumun Ajanı ve Gül Ve Avcı) okuduktan sonra Dikkat! Aşk Çıkabilir'i büyük bir sabırsızlıkla beklemiştim ve sonunda elime ulaştığında (Ephesus Yayınlarına çok teşekkürler) evde çığlık atıp tepindiğim doğrudur. Okuma maceralarımı pekala anlatacağım. Aynı zamanda bu benim ilk kitap etkinliğimdir bilesiniz. Bu kitap etkinliğini Nihan Ablam ve Merve Ablam ile birlikte yapıyoruz. Pekala teşekkür konuşmamı çok uzatmadan sizi kitapla baş başa bırakıyorum.



Kitap Adı: Dikkat! Aşk Çıkabilir
Yazar: Asude
Tür: Romance
Yayınevi: Ephesus Yayınevi
Sayfa Sayısı: 519



Arka Kapak Yazısı:


Birbirlerinden nefret eden iki insandı onlar… Ama evlendiler! Uslanmaz bir asosyal olan İlkim'in hayatındaki tek amaç başarılı bir bilim kadını olmaktır. Onun modayla, makyajla işi yoktur ve gözlüğünün ardındaki dünyada ders notlarıyla mutludur. 

Evlenmek için hayallerinin profesörünü beklerken, karşısına tehlikeli, kaba, bilimden anlamayan, öfkeli bir işadamı çıkar. Martin Turner… Bu Amerikalı adamla asla evlenmemesi gerektiğini bilse 
de, muhteşem kariyerinin anahtarının onun ellerinde olması işleri rayından çıkaracaktır. Genç kız, ilk andan beri koşarak kaçmak istediği bu yakışıklı ve karanlık adama, hayatının tüm ideallerini çiğneyerek tutkuyla çekilirken, ilk kez gerçek bir kadın gibi hissetmeye başlar.

Ve genç adam, gizli çıkarları uğruna evlendiği bu kızı Amerika'ya götürdüğü gün ondan kurtulma planları yaparken, sessiz karısı hayatının merkezine yerleşir. Aşk, nefreti gölgesi gibi takip ederken, bu nefretten bir aşk doğabilir mi? Peki ya sırlar açığa çıktığında gerçek aşk yalanlara direnebilir mi?



27 Haziran 2014 Cuma

Kitap Yorumu: Dönüşüm Serisi 1/ Serseri - Rachel Vincent



Kitap Adı: Serseri
Özgün Adı: Stray
Yazar: Rachel Vincent
Seri: Dönüşüm
Tür: Paranormal- Romance, Adult
Yayınevi: Pegasus Yayınevi
Sayfa Sayısı: 495


Arka Kapak Yazısı:

Tepeden tırnağa Amerikalı bir yüksek lisans öğrencisi gibi görünüyorum. Ama ben kedi adam soyundanım; isteyince kocaman bir kediye dönüşebiliyorum. İki farklı dünyam var.

Ailem ve Gurur sürüm benim için planlar yaptıysa da, türümün devamını getirmem adına yapılan bütün bu baskılardan kaçtım ve kendime normal bir hayat kurdum. Ta ki o Serseri'nin saldırdığı geceye kadar.

Serseriler hakkında uyarılmıştım; bunlar, devamlı benim gibi çekici, dişi ve doğurgan kediler arayan, Gurur sürülerine bağlı olmayan kedi adamlardı. Ben karşıma çıkanla baş edebilmiştim, ama sonradan iki bekâr hemcinsimin ortadan kaybolduğunu öğrendim.

Gurur sürümün beni geri çağırması için bu tehlike sinyali yeterliydi Güya bu kendi güvenliğim içindi. Ya, tabii. Ama ben uysal bir yavru kedi değilim. Arkadaşlarımı bulmak için karşıma her ne ya da her kim çıkarsa çıksın üstesinden geleceğim. Kollayın kendinizi, Serseriler… çünkü keskin pençelerim var ve onları kullanmaktan çekinmem.

"Etkileyici ve heyecanlı, karanlık ve unutulmaz. Serseri mutlaka okunmalı. Baştan sona bayılacaksınız." 
-Gena Showalter

"Roman kahramanına ve aksiyona bayıldım. Serinin bir sonraki kitabını okumayı dört gözle bekleyeceksiniz."
-Charlaine Harris


18 Haziran 2014 Çarşamba

7. Kitap Kurtları İle Blog Turu: İlk Aşk - John Green


Pekala 7. blog turumuzdan herkese merhabalar. Bu yazının bir bahar temizliği arasında derlendiğini belirtmek isterim (bahar yerine yaz temizliği daha uygun olurdu ama neyse canım). Son günden sizlere merhaba diyen ben bir tek yorum yapmayacağım bildiğiniz üzere. Aynı zamandaa (kalp atışı sesleri duyulur) sevgili yazarımız John Green'in sevmek için nedenler (sığdırabileceğimden emin değilim -_-) bölümü ve iki tanesini bloglardan vereceğimiz çekilişe ev sahipliği yapacağım. Yaşasııın!! Bu yorumu yazarken sefgili Yiğit arkadaşımızın  playlistinden yararlandığımı bilesiniz. Pekala daha fazla bekletmeden yoruma geçiyorum. Çekilişi kazanmanız dileğiyle!


kitabın türkçesinin düzgününü bulamayan blogger dramı :(

Kitap Adı:  İlk Aşk
Özgün Adı: An Abundance Of Katherines
Yazar: John Green
Tür: Young Adult
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 316

Arka Kapar Yazısı:

Konu ilişkiler oldu mu, Colin Singleton'ın tipi Katherine isimli kızlar… Ve konu Katherine isimli kızlar oldu mu, Colin her seferinde terk ediliyor. Tam sayı vermek gerekirse, on dokuz kere. Bir yol macerasına atılan, evden kilometrelerce uzaktaki bu anagram âşığı, hali harap, üstün zekâlı gencin cebinde on bin dolar, peşinde kana susamış bir yaban domuzu ve hemen yanında televizyon bağımlısı, şişman dostu vardır… Ama bir tane bile Katherine yoktur. Yarattığı formülle tüm romantik ilişkilerin geleceğini hesaplamayı uman Colin, Katherine Öngörülebilirliği Teoremi'ni ispatlamak için debelenmekte, tüm Terk Edilenler'in öcünü almanın ve sonunda kızı kapmanın peşindedir. Aşk, dostluk ve ölü bir Avusturya-Macaristan arşidükü, insanın kendisini yeniden keşfetmesini konu alan bu çok katmanlı romana şaşırtıcı bir son ve sıcacık bir yön katıyor.
"Green, bıçak gibi keskin ve zekâ dolu bir başka öykü daha kaleme almış. Komik sayfalarda karşımıza kâh müthiş keyif veren toy ve gösterişçi karakterler, kâh entelektüel bir üslup çıkıyor."
-Booklist-
"Kahkaha attıracak kadar komik… Kendisinden önce gelen pek çok Amerikan yapımı yol öyküsüne hem bir övgü hem de bir taşlama."
-The Horn Book-
"Her detay göz önünde bulundurulmuş, hikâye zarafet ve kaçınılmaz bir devinimle akıp gidiyor."
-New York Times Book Review-
"Diyaloglarla birlikte şiir gibi akıp giden konu yabancı diller, denklemler ve detaylı dipnotlarla canlanıyor. Romantizm, matematik ya da basitçe iyi bir hikâye okumak isteyen herkesin ilgisini çekecek."
-VOYA-
"Bu komik roman üslup açısından Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında'dan ayrılsa da zekice kurulmuş diyaloglar ve merak uyandıran karakterleriyle ortak bir paydada buluşuyorlar."
-Kliatt-
"Romantizm dolu, hüzünlü ve dokunaklı sahnelerden ironik ve eğlenceli üsluba, matematikle harmanlanmış, her şey dâhil bir öykü. Keyifli, gerçekten karmaşık ve müthiş eğlenceli."
-Kirkus Reviews-

1 Haziran 2014 Pazar

6. Kitap Kurtları İle Blog Turu: Kalbimi Salla - Michelle A. Valentine


 6. Blog Turumuzdan herkese merhaba. Öncelikle bu tur hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum. Fark ettiğiniz üzere kitabımızın türü yeni yetişkin. Bu yüzden sevgili İrem ve Yiğit bize katılmak istemedi. Onlar olmayınca dört kişi kaldığımız için yanımıza birini daha kattık. Bu sevgili misafirimiz iseee Eda abla (evet bu turdaki herkes benden büyük -_-) yani Bayan Şeftali!!!! Ben onu çok sevdim. Sizde seversiniz bence. Her neyse sizleri daha fazla oyalamadan künye yorum ve okumanız için 5 nedenle baş başa bırakıyorum.


Kitabın Adı: Kalbimi Salla
Özgün Adı: Rock The Heart
Yazar: Michelle A. Valentine
Seri: Black Falcon #1
Tür: New Adult - Romance - Contemporary
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Sayfa Sayısı: 270


Arka Kapak Yazısı:
İyi kız Lane, Noel Falcon'dan ayrıldığı için son dört yıldır pişmanlık içinde. Rock yıldızı olma hayallerinin onu bir yere götürmeyeceğini söylediğinde mantıklı davrandığını düşünüyordu. Ama şimdi kendi kariyeri durgunken, onun bir rock tanrısı olduğunu görünce ne kadar yanlış yaptığını anlıyor. Noel, Lane'in staj yaptığı pazarlama şirketini kiraladığından Lane onu yeniden görmek zorunda kalacak. Hayalindeki yöneticilik işini şirkette garantilemek istiyorsa, Noeli ikna etmek ve müşteri olarak kazanmak zorunda. Ne yazık ki kalbini kırdığı için Noel hâlâ ona kızgın.
Lane'in şirketi, Noelin dikkatini çekmesi için onu Black Falcon konserine gönderdiğinde, onu görür görmez Lanein hisleri allak bullak olur ve onu unutmadığını anlar. Ama Noelin hayranlarıyla olan sayısız kaçamakları ve kendini beğenmiş tavırları, onu, bir zamanlar sevdiği aynı adam olmadığına inandırır. Görünüşe göre Noel şimdi sadece Lane'in vücudunu istemektedir. İşi kazanmak için ona ihtiyacı olduğunu söylediğinde, Noel değişmiş bir adam olduğunu Lanei kendisiyle turneye gelmeye zorlayarak ispatlar.
Lane, Noel'in teklifini istemeyerek kabul ettikten sonra onu memnun etmek için ne gerekiyorsa isteyerek yapmaya başlar, bu onun baştan çıkarıcı isteklerine boyun eğmek de olsa... Lane çok geçmeden kandırmacanın tehlikeli bir oyun olduğunu ve oynayanın sadece kendisi olmadığını anlayacaktır.

 Söz konusu aşk olduğunda yapabileceğin tek hata, peşinden gitmemektir.

 Rock yıldızlarnı severim eh haliyle bu kitabın konusu olan kişilerse rock yıldızı olunca bu kitabı da severim. Arka kapak yazısında yazdığı gibi İYİ KIZ (!) Lane *hayır sen niye sevgilini bırakırsın ki hadi bıraktın bi daha neden geri dönersin mazoşist misin sen?* staj yaptığı şirkette yükselmeyi amaçlamaktadır. Bunu yapabilmesi için Noel'i kendi safına çekmesi şarttır falandır filandır. Eh bunlar birbirlerinin lise aşkı olunca tabi Noel'de fırsatı kaçırmaz kızımızı turneye gelmesi için ikna eder. Hadi bilin bakalım turnede neler oluyor. Valla hiç zor değil. Siz anladınız bence de her neyse. Kitabın ana konusu bu gibi. Daha fazla konuya girersem korkuyorum bütün kitabı yazıcam.
 Kitabın konusundan bahsettiğime göre göre gelelim benim yorumuma. Evet kitabı beğendim ama yazar sanki biraz acemiymiş gibi geldi bana. Onun dışında güzeldi ama konusunun sıradan olduğunu düşünüyorum. Ama yine de kalın bir kitaptan sonra çerez niyetine kafa dinlemek için okunabilecek bir kitaptı. Böyle dediğime bakmayın bazı yerlerde ağzınız öyle bir açık kalıyor ki.
Bazı yerlerde böyle kaldığım olmuştur.

 
 Şimdi sizi hazır meraklandırmışken bırakalım ve 5 neden bölümümüze geçelim.

BU KİTABI OKUMANIZ İÇİN 5 SEBEP

1. Black Falcon Grubu'nun gitaristi Riff!!! (Bana göre Riff kitabın okunması için beş nedeni de kapsıyor. Serinin en çok beklediğim kitabı onunki olucak.)

2. Grubun bir rock grubu olması. Daha önce de söylediğim gibi rock gruplarını severim.

3. Kafanızı dağıtmak için mükemmel bir yol. Çerez niyetine okunabilir bir kitap.

4. Kötü çocuklardan *Riff (adam mükemmel)* hoşlanıyorsanız tam size göre.

5. Entrika meraklıları kitabımıza sizleri de bekleriz bu arada. 

 Çekilişi Facebook'tan yapacağımız duyurmuştuk. Facebook sayfamıza bekleriz. Öpüldünüz. 

20 Mayıs 2014 Salı

5. Kitap Kurtları İle Blog Turu: Cadıların Keşfi - Deborah Harkness


Yeni bir blog turuyla karşınızdayız sayın okuyucular. Bu haftadaki blog turumuzun konuğu.... (heyecan yükselir) CADILARIN KEŞFİ! (okuyuculardan çığlıklar yükselir) Her ne kadar turun 4. günü olsa da böyle girişler yapmayı severim. Biraz önce belirttiğim gibi kitabımız Cadıların Keşfi. Bu tur için nasıl heyecanlandığım belirsiz cidden. Kitabın haberini aldığımda tam da tabularımı yıkmış Cadıların Keşfini sepete atmış alırken mesaj geldi tatatataaaamm. Tamam bu kadar heyecan yeter. En azından benim için şimdi kitabımızın künyesi- yorumu ve Bunları Sevdiyseniz Cadıların Keşfi'ni de Seveceksiniz *tabiki çekilişte var * bölümü ile baş başa bırakıyorum.


Kitap Adı: Cadıların Keşfi
Özgün Adı: A Discovery Of Witches
Yazar: Deborah Harkness
Tür: Fantasy
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 671

Arka Kapar Yazısı:
Olağanüstü güçlere sahip bir cadı, imkânsızlıklara direnen yasak bir aşk ve her şeyi başlatan gizemli bir elyazması.
Oxford'un Bodleian Kütüphanesi'ndeki kitap raflarının arasında araştırma yapan genç akademisyen Diana Bishop, tesadüfen simyacılıkla ilgili eski bir elyazması bulur. Köklü ve seçkin bir cadı ailesinden gelen Diana'nın yaptığı bu keşif yeraltında doğaüstü bir karışıklığa sebep olarak iblis, cadı ve vampirlerin kısa sürede kütüphaneye doluşmasına yol açar. Diana, yüzyıllardır aranan bir hazine keşfetmiştir ve her şeyi yoluna koyabilecek tek kişi de yine kendisidir. Bu zorlu mücadelede en büyük destekçisi ise onu hiç yalnız bırakmayan, her türlü fedakârlığı göze alıp kendi soyunun karşısında duran meslektaşı, vampir Matthew olacaktır.
"Sihirle bezeli, olağanüstü derecede yaratıcı ve fantastik bir hikâye… Karşı konulamaz bir büyücülük, bilim ve yasak aşk hikâyesi…"
-People-
"Deborah, yıllardır okuduğum en ilgi çekici romanlardan birini yazmış. Daha ilk sayfasından bu kitaba âşık oldum."
-Danielle Trussoni-
"Harkness'ın bu ilk kitabı tek kelimeyle çarpıcı. Gerçeklik ile kurguyu, tarih ile günümüzü, nezaket ile öfkeyi, kendini bulmayı ve kaybetmeyi birleştiren bir kitap; kalbinize dokunacak ve zihninizi besleyecek güzel bir eser. Diğer bir deyişle, kusursuz bir yapıt."
-The Truth About Books-
"Harkness, büyülü bir dünyayı heyecan verici bir üslupla kaleme almış." -Entertainment -Weekly-
"Hayal gücü, romantizm, tarih ve gerilimi ustalıkla birleştiren yazar, hepsini bu büyüleyici kitapta bir araya getiriyor."
-Chicago Tribune-
"En kuşkucu okurun bile kalbini ve hayal gücünü ele geçiren, sürükleyici bir kitap… Edebî büyünün en güçlü hali."
-BookPage-

27 Nisan 2014 Pazar

Kitap Yorumu: İlk Defa- Cora Carmack



Kitap Adı: İlk Defa
Özgün Adı: Losing İt
Yazar: Cora Carmack
Tür: Yeni Yetişkin, Aşk
Yayınevi: Pena Yayınları
Sayfa Sayısı: 278

Arka Kapak Yazısı:
Üniversitenin tek bakiresi olarak mezun olmak istemeyen Bliss hızlıca birini bulup bu işi çözmeye karar verir. Mümkün olduğunca çabuk... Tek gecelik bir ilişki... Bliss o kişiyi bulur ancak gerçekten gülünç bir bahaneyle onu yatakta bırakarak kaçar. Ertesi gün sınıfa giren yeni tiyatro öğretmeni ona çok tanıdık geliyordur. Bliss tam sekiz saat önce onu yatakta bırakmıştır... 
Yalnız... Çıplak...


Kesinlikle okumalısınız!! Açılış cümlem garip oldu biliyorum ama okuduğumdan beri yorum yapmak için yanıp tutuşuyorum. Kitap yarım günümü aldı. Kısa falan ama çok akıcı sabah otobüste başlayıp okulda son dersten önce bitirdim. Konusuna geçiyorum. Bliss, Kelsey tarafından bekaretinden kurtulmak için bir sürüklenir. Barın arka tarafına doğru yolculuğa çıkan Bliss orada oturmuş Shakespeare okuyan birini görür. Gider konuşur blah blah derken bunlar kendilerini Garrick'in -Sheakespeare okuyan, yakışılı, ingiliz aksanlı ÖĞRETMENİMİZ-evinde bulurlar. Daha doğrusu bulamazlar küçük aksaklıklar çıkmıştır tabii bu sırada Garrick ve Bliss'in komşu olduğu ortaya çıkar-evlerinin arasında bir apartman var yanlış anlamayın karşı komşu olayı değil-. Bu bahaneyle Bliss'in evine giderler. Bliss kendini hazır olduğuna inandırmaya çalışır. Ama değildir. Arka kapakta yazdığı gibi gerçekten çok saçma bir bahaneyle kendini dışarı atar. Yarı-çıplak bir şekilde. Sonra bir çalılığın arkasına saklanıp Garrick'in gitmesini bekler. Garrick gider ve Bliss onu bir daha görmeyeceğine inandırmaya çalışırken ertesi gün tiyatro dersine girer ve onu görür. İşte işler buradan sonra başlar. Hihihih işte sevdiğim bölümler aşkın kızıştığı ama birlikte olamadıkları bölümler. Hayır sadist ya da manyak değilim. Her neyse buralarda Bliss'in arkadaşlarını falan tanımaya başlarız. Onu bu maceraya sürükleyen Kelsey ve Cade en iyi arkadaşlarıdir. Cade erkek aklınızda bulunsun onu kız sandığım için
hala toparlanamadım. Bu arada kitapta aşk üçgeni yoktu ama... Amasını okuyunca anlayın o zaman.
kitapta bazı bölümlerde böyle olduğum doğrudur. İrem bilir :D
kitabın sonu <3 ben
Puan: 5/5

16 Nisan 2014 Çarşamba

4. Kitap Kurtları Blog Turu: Geri Sayım - Elizabeth Norris

4. turumuzun üçüncü gününden merhaba! Bugünün son postu biraz geciktiği için özür dileriz. Benim bu turdaki görevim playlist. Yani sizin için kitaba uygun şarkılar seçtim. Tabi biraz yardım da aldım. Lafı fazla uzatmadan size önce kitabımızı tanıtayım, sonra da şarkılarımızı dinleyelim. Öpüldünüz. 


Yazar: Elizabeth Norris
Özgün Adı: Unraveling
Tür: Bilim-kurgu, genç-yetişkin
Çevirmen: Derya Engin
Yayıncı: Martı Yayınları
Liste Fiyatı: t 22
Sayfa Sayısı: 496
Goodreads Puanı: 3.86/5

23:57:06
GERİ SAYIMI DURDUR
DÜNYAYI KURTAR


NEDEN İKİNCİ BİR ŞANSIM OLDUĞUNU BİLİYORUM. BU YÜZDEN ÖLÜMDEN DÖNDÜM, GERÇEKTEN YAŞADIĞIMI HİSSETMEK İÇİN. BU KEZ DOĞRU OLANI YAPACAĞIM.

On yedi yaşındaki Janelle bir trafik kazasında ölür fakat okul arkadaşı Ben tarafından yeniden hayata döndürülür. Janelle yaşadığı bu mantık dışı olayın iç yüzünü öğrenmeyi kafasına koymuştur ama dirilişi ve Ben'in bundaki rolü, çözmesi gereken bilinmezliklerden yalnızca biridir.
Janelle, FBI Ajanı olan babasının dosyalarını kendi kazasına dair bir ipucu bulmak amacıyla karıştırırken, aktif bir kronometre keşfeder. Peki bu geri sayım ne için başlatılmıştır? Beklenmedik bir anda hayatına giren Ben'in sırrını çözdüğünde bu aletin gizemi de ortaya çıkacaktır ki söz konusu alet dünyanın sonunu hazırlayan büyük bir tehlikenin de habercisidir.

Elinizde temposu hiç düşmeyen, sayfalarını ardı ardına çevireceğiniz bir kitap var. Tadını çıkarın!
-The New York Times

İnatçı ve her döndüğü köşede yeni bir sürprizle karşılaşan Janelle sizi peşinden 
sürüklemeye kararlı.
-Publishers Weekly

Yetenekli yazar Elizabeth Norris karakterlerin her birini incelikle işlemiş. Geri Sayımda bir macera romanından çok daha fazlası mevcut.
-The Washington Post

Dünyanın sonuna doğru bir geri sayım Heyecan ve aksiyonun her sayfasına nüfuz ettiği, zekice kurgulanmış bir roman.
-Booklist

5 Nisan 2014 Cumartesi

Kitap Yorumu: Ejderha Serisi 2/ Ejderin Arzusu- G. A. Aiken



Kitap Adı: Ejderin Arzusu
Özgün Adı: About A Dragon
Yazar: G. A. Aiken
Tür: Genç Yetişkin, Fantastik, Macera, Aşk
Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 439

Arka Kapak Yazısı:
Nolwenn cadısı Talaith için hayat hiçbir zaman kolay olmamıştı. Bir tanrıça tarafından köleliğe zorlanmış, kocası tarafından hor görülmüştü. Ve yaşadığı köydeki herkes kendisinden korkuyordu. Tam hayatının daha kötü gidemeyeceğini düşündüğü sırada, onu öldürmeye niyetli kızgın bir kalabalık tarafından, yatağından sürüklenerek çıkartılmıştı. Kimsenin hesaba katmadığı şey ise, gümüş yeleli bir ejderhanın onu kurtarmaya karar vermesiydi.

Kudretli Briec, gözleri Talaith’e değdiği anda kadının onun olacağını biliyordu. Ama Talaith’in sivri dilini hesaba katmamıştı. Niçin onun da kendisini istediği halde bunu bir türlü kabul etmediğini anlayamıyordu. Kim Briec’i istemezdi ki? O, Kudretli Briec’ti. Dişiler, geceyi kollarında geçirmek için kavga ederlerdi. Ama ona Lort Kibirli diye hitap etmekte inat eden bu ufak tefek kadın basit dünyasını altüst etmişti. Briec dikkatli hareket etmezse insan dişisi
hakkında bilmediği sırlar tüm ırkına felaket getirebilirdi...

“Seksi ve fazlasıyla espirili" - Romantic Times

"Aiken'dan mükemmel bir kitap daha." - RT Book Reviews

"Ateşli mi ateşli bir seri." Library Journal


Kesinlikle bu yazara bayılıyorum. Bu kitabı CNR Kitap Fuarı'ndan almıştım. Okumam gereken yığınla kitabım olmasına rağmen Ejderin Aşkı beni büyülemişti ve bir çırpıda okuyup bitirmiştim. Yazarın uslübü dolayısıyla bu seri beni kendine aşık etti. Küçük hatırlatma buradaki ejderhalar aynı zamanda insan olabiliyor. Kitabın ilk cümlesi Kudretli Briec'in Nolwenn Cadısı Talaith'e onu arzuladığını söylemesi oluyor. Aslında Talaith de sevgili kibirli ejderhamızı arzuluyor- istiyor ama bunu kendine yediremiyor. Talaith, Briec ile karşılaştığı gece yatağından sürüklenerek çıkarılıyor ve de bir ağaca idam edilmek üzere bağlanıyor. Bu sırada gümüş yeleli devasa bir ejderha gelip Talaith'i kurtarıyor. Hadi bilin bakalım bu ejderha kim? Çok zor değil. Tabiki Kudretli Briec!
Kudretli Briec

13 Mart 2014 Perşembe

3. Kitap Kurtları Blog Turu: Devrim 19 - Gregg Rosenblum

3. Blog turumuzun ilk gününün akşam saatlerine hoş geldiniz. Bir günlük gecikme yüzünden çok özür dilerim küçücük aksaklıklar yaşandı da. Şimdi bu turda görevim yazar tanıtımı şahsen kitabı o kadar çok sevdim ki yazarını alnından öpüp başıma koymak istiyorum. Çok fazla uzatmadan sizleri künye ve yoruma doğru uğurluyorum. Öpüldünüz.

Kitap Adı: Devrim 19
Özgün Adı: Revolution 19
Yazar: Gregg Rosenblum
Tür: Bilim kurgu, distopya, genç yetişkin
Yayınevi: Elf Yayınları
Sayfa Sayısı: 300


Arka Kapak Yazısı;
Yirmi yıl önce savaşlarımızda mücadele etmeleri için tasarlanmış robotlar savaş alanını terk etti. Ardından silahlarını bize çevirdiler. 
Sadece bir avuç insan 2071 robot devriminden kaçabildi. Ormandaki gizli bir insan topluluğunda aileleriyle birlikte yaşayan Kevin, Nick ve Cass şanslı olanlar arasındalar. Ancak daha sonra onların köyü de tespit edildi ve kaçmayı başarmış insanlarsa robotlar tarafından ele geçirildi. Ailelerini yitirmiş olan bu gençler, hayatta kalan insanları kurtarmak için en büyük düşmanları tarafından yönetilen şehre sızarak her şeyi riske attılar.
Devrim 19, diğerlerinden farklı bir sinematik gerilim. Dinamik karakter rolleriyle büyük ses getiren yapıt, aksiyon, dram, gizem ve romantizme kısaca genç okurların istediği her şeye sahip. Kaçırılmaması gerekilen bu sürükleyici hikaye, Gregg Rosenblum'ın ilk romanı.

 Şimdi sıra yorumuma, yazar hakkında bölümüne ve çekilişe geldi. İyi okumalar!!

 Aman Tanrım! Böyle güzel bir distopya okuduğumu hatırlamıyorum (tamam hatırlıyorum vurmayın bana ama kitap cidden güzel). Adam resmen döktürmüş. Ama buraya yazar hakkında değil kitaphakkında konuşmaya geldik değil mi? Önce bu olayların başlamasına doğru gidiyorum. Olayların suçu Kevin'in (böyle yazdığıma bakmayın seviyorum ben o çocuğu). Kevin 13-14 yaşlarında teknolojiyle çok ilgilenen bir çocuk. Kitap üçüncü ağız olsa da ilk olarak Kevin'den anlatıma başlanıyor. Kevin'in bir de abisi var 16-17 yaşlarında tek gözü robotlardan kaçarken gözüne taş gelmesiyle yaralanıyor. Ve birde Cass (asıl adı Cassandra olsa da herkes ona Cass diyor) adında 15 yaşında bir kız var. O Kevin ve Nick'in kardeşi olmasa da kardeşleri gibi çünkü ailesini Nick'in gözünü kaybettiği gün kaybediyor. Her neyse bu üç kardeşim  yaşadığı bir Özgürköy var. Zaten bütün hikayemiz buraya yapılan baskında başlıyor. Nick ve Kevin'in annesi ile  babası esir edilip Şehir'e (robotların yaşadığı yer) götürülüyor bu yüzden bizimkiler Şehir'e doğru yola çıkıyor. Oraya vardıkları ilk gün robotların disiplinine şahit oluyorlar. Hani bir sınıfta öğretmen yalakaları vardır ya işte onlardan Şehir'de robot yalakaları olarak çok fazla var. Üç kardeşimiz bir kafede otururken yanlarına Lexi adında robotları sevmeyen disiplini sevmeyen bir kız geliyor ve tabi yanında Amanda. Amanda'yı kitabın sonuna  doğru daha çok seveceksiniz emin olun. Ahh bir de Farryn var. En sevdiğim karekter olur kendisi (bir numarlı shipim Cass ve Farryn). Bir sevdim bir sevdim ki ne siz sorun ne ben anlatıyım daha fazla girersen işin içine kitabı anlatacağım için burada bırakıyorum. Ve size küçük bir merak içeren soru bırakıyorum. Bizimkilerin anne ve babaları yaşıyor. Peki ya Nick Kevin ve Cass onları kurtarabilecek mi? Benden şimdilik bu kadar sizleri yazar tanıtımına doğru uğurluyorum. Altında ise çekiliş var. Şansınız bol olsun bu kitabı mutlaka okumalısınız!

19 Şubat 2014 Çarşamba

2. Kitap Kurtları Blog Turu: Sen Benim Diğer Yarımsın- Holly Bourne

Evet! Karşınızda ben! 2. Blog Turumuzun yine üçüncü gününde ve akşam saatlerinde sizlerleyim. Benim bu turdaki Görevim yine cast seçmekti (seçmek diyorum çünkü o muhteşem shopları Yiyit arkadaşımız yaptı(Hey! Anita ve Frank'i ben yaptım! :P -Ayşe). Harcanıyor buralarda ama seviyoruz onu gitmesin.). Niye ikinci kere  cast seçtiğime gelirsek birinci yaptığımdan hiç memnun kalmamış ve içime sinmemişti burada yeteneğimi göstermek istedim (kızlar kendinizi hazırlayın). Her neyse sizi çok sıkmadan kitabın künyesi ve yorumuna doğru uğurluyorum.



Kitap Adı: Sen Benim Diğer Yarımsın
Özgün Adı: Soulmates
Yazar: Holly Bourne
Tür: Genç Yetişkin/ Romantik/ Paranormal
Yayınevi: Parodi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 535

Arka Kapak Yazısı:


Ruh ikizleri; yalnızca onlar bu büyüyü taşır. Toprağa düşen yıldırım kadar nadir gelirler dünyaya. Ama bir araya gelip âşık olduklarında... İşte o zaman, toprak ikiye bölünür. Gökyüzü deryaya, derya ateşe hücum eder. Kargaşa yağar evrenin her bir köşesine, sel olur. 
Zarlar atılır, yıldızlar kesişir; ardından Poppy ve Noah düşürür toprağa o ilk kıvılcımı. Fakat o şey, iki büyülü ruhun karşısında durmaktadır, sanki görünmez bir duvar gibi. Felaket, kıyamet, ölüm; engelleyebilir mi kucaklaşmasını alacakaranlıkla gecenin?


"Korkusuz, taze, ateş kadar sıcak bir roman: Sen Benim Diğer Yarımsın. 
Kesinlikle soluksuz okuyacaksınız."
-Amazon-

"Herkes hayatında bir defa da olsa ruhunun derinliklerinde gerçek aşkı tatmıştır. İşte bu kitap size o tadı tekrar hatırlatacak." 
-Usbourne Yayın Grubu-

"Evreni kaosa sürükleyen sıradan âşıkların, sıra dışı aşk hikâyesi. Bu roman kalbinizi ateşe verecek. Tıpkı benimkini verdiği gibi." 
-C. J. Skuse-

"Romeo ve Juliet'i bir kenarda tutun ve Poppy ve Noah'la tanışın."
-The Lancashire Evening Post-


Şimdi ise sıra yorumuma, castlerime ve çekilişe geldi şans sizinle olsun!



Ben bu kitabı ÇOK sevdim, BAĞLANDIM, artık benliğimin bir PARÇASI. Sevdiğim kitaplar benim için unutulmazdır (bknz. Percy Jackson serisi her ne kadar özenerek başlamış olsam da benim için vazgeçilmezdir.). "Sevgili Sen Benim Diğer Yarımsın" sende kalbimin bir köşesini almaya hak kazandın. Yehheeyyy. Evet, neyse ben çok cıvıtmadan yorumuma geçiyorum.




Sevgili Poppy Ayşe Abla'da olduğu gibi bana pek benzemiyor. Bir kere ben aşka inanırım! Birkaç tepki dışında (pekala aslında tepkileri bana benziyor. Vurmayın yüzüme -_- ) bana pek benzediği söylenemez (Aman tanrım! Kendimle çelişiyorum bu hiç olmaz!). Bu kitap beni yoldan çıkardı! Yine konudan saptım.  Toparlanıyorum ve yoruma geçiyorum. En başta aşka inanmayan sevgili Poppy (aha aha haha tabi burası kötü gülüş) kasabalarına gelen bir grubun konserine gitmeleriyle Noah'ı görür ve tam olarak yazılan şey "Daha önce hiç duvara çarpmamıştım. Hiç. Ama çarpmış olsaydım da sanırım o anda hissettiklerime yakın bir şey hissederdim." budur. Kısacası aşık olur ama bunu yaklaşık üç bölüm boyunca kendine itiraf edemez (tipik kız *ki ben de bir kızım hiç aşık olmadığım için bilemeyeceğim.). İlk olarak Poppy'nin panik atak krizleri geçirdiğini söylemeliyim. Zaten ne oluyorsa o panik ataklar yüzünden oluyor. Noah ise beni benden aldı. İrem ve ben şöyle düşünüyoruz  ki "Sevgili yazarımız Noah'ı kötü çocuk mu yoksa iyi çocuk mu yapacağına karar verememiş ve dıştan kötü içten iyi olan bir şaheser (bu kelime benim düşüncelerimden çıkmış olabilir.) yaratmış.". Evet buradan da anlayacağınız üzere Noah'ı çok ÇOK sevdim. Hayatımın aşkı.
arkadaki kitaplar ellerimden öper
 Ahh ve bir de Frank var her ne kadar yazar Frank'e çok yer vermemiş olsa da Frank de iyidir. Poppy'nin İngilizce sınıfından arkadaşı olan Frank çok tatlı çok iyi ve de garip bir müzik zevki var (yine de Noah'ın grubunun "Growing Pains"  yaptığı şarkıyı beğeniyor. Nihahah). Burada daha fazla kalırsam bütün kitabı geçirebilirim sanırım ve burası daha başları! Ortalarına doğru sizin de anlayacağınız üzere Noah ve Poppy çıkmaya başlıyorlar (THIS ISN'T A SPOILER!). Ben mutlu, onlar mutlu herkes mutlu. Tabi bu sıralarda bunlar ne kadar yakınlaşırsa sanki Doğa Ana onlara karşıymış gibi yazın ortasında sağanak yağışlar, durup durmadık zamanlarda kar fırtınaları falan filan (niye bunları yazdığımı kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz). Sonuç olarak ilişkileri çok iyi gitmekteydi. Bu arada kitabımızın içinde x/2'lik bölümler olduğunu ve bu bölümlerde Anita ve Rain denilen iki kişinin olduğunu biliyor muydunuz? "Bize ne bundan?!" diyorsanız çok yanılıyorsunuz onlar önemli insanlar. Evet çok uzattığıma kanaat getirdim ve de yorumumu burada bırakıyorum. Sizleri çekiliş ve castler ile baş başa bırakıyorum. Öptüm.

5 Şubat 2014 Çarşamba

1. Kitap Kurtları Blog Turu: Boğulan Kız- Caitlin R. Kiernan


Merhabalar merhabalar! Blog Turumuzun üçüncü günün akşam saatlerinde ben size eşlik edeceğim.Çok çok heyecanlıyım. Neden? Çünkü bu bizim ilk blog turumuz. Ve ayrıca kitap ismi, kapağı ve konusu bağlamıyla ilgimi kendinde topladı. Ve şansa bakın ki turu aldık !! Sizi çok sıkmadan konuya doğru geçiyorum.  Eveeet normalde uzun yorum yapmayı severim ama bu turda benim görevim yorum yapmak değil cast yapmak olduğu için uzun bir yorum yapmayacağım. İlk olarak kitabın künyesi ve de arka kapak yazısı ile başlayalım.

Kitap Adı: Boğulan Kız
Özgün Adı: The Drowning Girl
Yazar: Caitlyn R. Kiernan
Tür: Dark Fantasy
Yayınevi/ Sayfa Sayısı: Optimum Kitap/ 344

Arka Kapak Yazısı:

Indiana Morgan Phelps -akadaşları ona kısaca Imp der- bir şizofreniktir. Artık kendi aklına güvenemez çünkü hatıralarının ona bir şekilde ihanet ettiğine ve onu kendi kimliğini sorgulamaya ittiğine ikna olmuştur.
Imp, gerçeklik algısıyla mücadele ederek kötü niyetli bir sirenle, ona yabani bir kız görünümünde gelen, yardıma muhtaç bir kurtla ya da çok ama çok daha tuhaf bir şeyle karşılaşmasına dair doğruları su yüzüne çıkarmalıdır.

Şimdi ise sıra benim yorumuma geldi. Cast ve Çekiliş ise yorumun sonunda bulabilirsiniz. İyi okumalar!

Yorumum: 

Imp arka kapak yazısından da çıkaracağınız üzere bir şizofrenik. Bu durumda aklı ona oyun oynadığı için hatırladığı bazı şeylerin gerçekliğinden emin olamamakta ve de kendisiyle çelişmektedir. Bu zaman zaman aklımı karıştırsa da kitaba ayrı bir hava katmıştı. Örneğin; Eva Canning ile iki farklı zaman diliminde tamamen aynı şekilde tanışmasıyla kitap kendini bana bağladı. İlk başlarda sıkılsam da (burada ilk defa bir şizofren karakterin içinde olduğum için bazı şeyleri anlamakta güçlük çektiğim ve de Imp'in içine giremediğim için kaynaklandığını düşünüyorum.) Ortalara doğru kitabı bırakamaz oldum. Bu kitabı okurken çektiğim zorluklardan biride kitabın içinde çok fazla sayı (tarihler vs.), tablo ve kitap- yazar adı geçmesinden dolayı çok araştırma yapmak zorunda kaldım. (Ben ilk defa bir kitabı okurken not aldım burada paylaşmayı düşünüyordum ama çok spoi içeriyordu.) bu yüzden kitaplığımın olduğu odadan kendi odam arasında sürekli olarak mekik dokudum (kilo verdiğime eminim :D) Yazarın karakterleri betimlemesine hayran kaldım sadece Imp anlatılmamıştı cast yaparken en çok onda zorlandım. Onun dışında cidden eğer Imp'i benimsemeyi başarırsanız bu kitabın çabucak yalanıp yuttuğuna emin olabilirsiniz. Sizi çok sıkmadan asıl görevim olan Cast'e doğru yönlendiriyorum.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Kitap Yorumu: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 2/ Safir Mavi- Kerstin Gier

Kitap Adı: Safir Mavi
Özgün Adı: Saphirblau
Seri: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer- Liebe Geht Durch Alle Zeiten
Yazar: Kerstin Gier
Tür: Genç Yetişkin
Yayınevi/ Sayfa Sayısı: Pegasus/ 365

Ve işte Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisinin ikinci kitabı ile karşınızdayım. Safir Mavi'yi çok beğendim (Yakut Kırmızı kadar olmasa da geçer notu aldı).Bu kitapta aksiyon yoksunluğu ve inişli çıkışlı ilişkiler yüzünden öldüm. Bir çok yerinde ağzımı açık bırakmış olsada benden tam puanı alamadı.Öncelikle Gideon'un (yakında ona Gidi demeye başlayacağım) salak saçma hareketlerinden bana gına geldi (yine de çok seviyorum ben onu). Bir karar ver artık seni manyak! Özellikle kitabın sonunda yaptığı şey ile beni ölüm moduna geçirdi hatta buna Aynı Kitabın Altında blogunun sahibi İrem şahit. Çok ayıpladım çok. Neyse fazla saçmalamadan yorumuma geçiyorum artık.

 Safir Mavi, Yakut Kırmızı'nın bıraktğı yerden hiç zaman kaybetmeden devam ediyor (en sevdiğim kitap tipi). Bu kitapta Sainth Germain Kontu ile çok fazla karşılaşıyoruz (tamam sadece iki kere ama olsun onlar da bana yetti hatta arttı). Bu kitapta beni en çok etkileyen olaylardan biri de Gidi'nin (bu ismi ona kitabın başında gelen sevgili hayalet gargolyemiz Xemerius takıyor ve bende ondan çalıyorum) başına bir şeyler geliyor ve Gidi bunun için Gwen'i suçluyor (çok da haksız sayılmaz haklı bir nedeni var ama yine de olmaz bir sor soruştur sonra suçla). Kızıyor, soğuk davranıyor, yüne dahi bakmıyor. Eh tabii Gwendolyn bu durumdan hoşnut değil ve bir süre sonra bıkıyor ve Gidi'nin peşinden koşmayı bırakıyor tam oh olsun diyeceğim sırada Gideon birden melek oluyor kitabın başındaki gibi oluyor yani hem benim hem de Gwen'in bu durumdan aklı karışıyor haliyle. 
Bende haliyle bu tiplere giriyorum

10 Ocak 2014 Cuma

Kitap Yorumu: Melez Sözleşmeleri 4/ Apollyon- Jennifer L. Armentrout




Kitap Adı: Apollyon
Orjinal Adı: apollyon
Seri: Melez Sözleşmeleri/Covenant#4
Tür:Young Adult
Yayınevi: Dex

Evet, evet ilk yorumumla karşınızdayım efendim bu kitabı seçerken kitaplığıma gittim gözümü kapattım ve aldım. Kitabımız içinde bir de novella (yan seri gibisinden bir şey) bulundurmakta. İksir!! İlk önce ondan başlamak istiyorum.

İksirİksir Aiden'ın ağzından yazıldı.Sevgili Alex'imiz bir kitap önce Apollyonluğa kapak atmıştı ve haliyle aynı Solaris'in İlk'e *halaa adını öğrenemedik adını matematikteki x gibisin* aşık olduğu hayranlık beslediği gibi Alex'de Seth'e doğru kaymıştı artık Aiden'ı önemsemiyordu. Tabii bir Aiden fanı olan tarafımı üzsede diğer tarafını *Seth fanı olan* çok sevindirmişti. Ve birde bunların üzerine savaş çıkınca bu sefer çareleri kalmıyor ve kızımızın en çok korktuğu şeyi yapıp ona İksir içiriyorlar. İksir içmeden önceki hali tam yeniden *spoi* gözleri kahverengi olmuşken Aiden'a yalvarırken içim eridi öldüm geberdim "Lütfen kurtar onu!" diye bağırdım öyle yani. Sonuç olarak artık Alex Aiden'ın kölesi oluyor. İksir altı kez kullanıldıktan sonra kalıcı oluyor bunuda bilin istedim. İksir'in sonuna kadar Alex'i boynu bükük bir kuzu olarak görüyoruz ki bence bu çok kötü. 

iksir için kitapta mavi diyordu
ve ben bunu beğendiğim için koydum.

Alıntılar: Onun bir an önce başka bir yere götürülmesi gerektiği konusunda ben de hemfikirdim, ancak Apollo'nun bunu yapış tarzını katılmamıştım.
Apollo onu bir tanrı şimşeğiyle çarpmıştı.
Ben de yumruğu Apollo'ya yapıştırıvermiştim.
Hala hayatta olduğuma şaşırıyordum.

Tanrılar savaş mı istiyordu? Alacaklardı o halde. *Hadi Kamoon dercesine böyle*